Besin çeşitliliğinin sıhhatli beslenme için mühim olduğu düşüncesiyle her besinden bolca oranda yiyecek, kişiye yarar yerine zarar getirebiliyor. Bunun için kişiye uygun beslenme tarzının benimsenmesi altın kaide olarak gösteriliyor. Memorial Şişli Hastanesi Kardiyoloji Kısmı’nden Doç. Dr. Kani Gemici, kişiye hususi sıhhatli beslenmenin ideal kiloda olmak kadar kalp hastalığından korunmada da mühim rol oynadığını söylemiş oldu.

Hipertansiyon, kalp hastalıkları, metabolik hastalıklar, insülin direnci, diyabet, ortopedik problemler, diz ve eklem hastalıkları, bel fıtıkları ve kanserin aşırı kilo sonucu ortaya çıkan başlıca sıhhat sorunları bulunduğunu vurgulayan Gemici, “Bel çevrenizle göğüs çevreniz eşitse kilo sorununuz adım atmıştır. Bel çevresinin hanımlarda 83, erkeklerde ise 92 santimetreyi geçmesi aşırı kiloluluğun işaretidir” dedi.

Sıhhatli bir kalp için yanlış beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesi icap ettiğinin altını çizen Doç. Gemici, şu detayları verdi: “Sağlıksız gıdalar tüketen çocuklar, ileri yaşta bilgisayar başlangıcında devamlı yiyecek yiyen insanoğlu haline geliyor. Bilhassa atıştırmalık olarak yenilen katkı maddesi ve yağ oranı yüksek yiyecekler, evlatların erişkin çağlarında ciddi kilo sorunları yaşamalarına ve metabolizmanın bozulmasına niçin olmaktadır. Bu yüzden sorunlara erken yaşta müdahale edilmelidir.

TIKA BASA DEĞİL TADIMLIK YİYİN
Acıkmadan yiyecek, 5-6 çeşit yemekle tabağı doldurmak, her sebzeden ve meyveden bolca oranda yiyecek sıhhat açısından zararlıdır. Şundan dolayı her besin her insanoğlunun yapısına uygun değildir. Sebze ve meyvelerin her çeşidi tadımlık olarak tüketilebilir; sadece hepsinden bolca oranda yenilecek diye bir kaide yoktur.

RAHATSIZLIK VEREN BESİNLERİ TÜKETMEYİ BIRAKIN
Coğrafi durumlar, yaş grupları, genetik yapılar, kan grupları beslenme şekillerinin oluşturulmasında mühim kriterlerdir. Mesela; çölde yaşayan bir şahıs için kim bilir en uygun olan et deve etidir, balık da deniz kenarında oturanlar için en sıhhatli besindir. Oldukça sıhhatli bir gıda olan domates, bazıları için hastalık vericidir ya da yoğurt bazılarında sindirim sistemi problemlerine yol açabilir. Şahıs, almış olduğu bir gıdaya vücudunun verdiği tepkiyi rahatça ölçebilir; yaptırdığı testlerle beraber iyi bir gözlemle, kendisi için en sıhhatli olan beslenme şeklini belirleyebilir.

TÜM MEYVELERİN SUYUNU BİR BARDAKTA TOPLAMAYIN
Karışık meyve suyu adı altında, birkaç çeşit meyveyi bir araya getirerek suyunu sıkıp içmek de vücuda yarar yerine zarar getirir. Şundan dolayı çeşitli meyvelerden oluşan karışım, mide ve bağırsak sistemi açısından negatif tesir yapabilir. Meyve suyu tüketiminin haricinde, birkaç çeşit meyvenin bir arada yenilmesi de doğru değildir. Şahıs, hangi meyveyi yediğinde ya da hangi meyvenin suyunu içtiğinde kendini iyi hissediyor, ferahlıyor ve herhangi bir problem yaşamıyorsa onu tüketmelidir.

SAHANDA YUMURTAYI SADE YİYİN
Beslenmede et ne olursa olsun olmalıdır. Sadece et tüketirken sıhhatli olmasının yanında, şahıs için uygun olan et türünün tercih edilmesi de önemlidir. Yararlı ızgara tabağı adı altında karışık et tüketimi de, sıhhat açısından kabul edilemez bir beslenme şeklidir. Vücut bir süre sonrasında bu yanlış beslenmeye teslim olsa da bunun getirmiş olduğu sıhhat sorunları yaşamın bir döneminde ortaya çıkacaktır. Bunun için bilhassa etle ekmek bir arada yenmemeli, peynirli ve sucuklu yumurta şeklinde menüler sofrada asla bulunmamalıdır. Eğer sahanda yumurta yenilecekse, haftada 1-2 kez kaliteli bir tereyağında mütevazi olarak tüketilebilir.”