Kalp Hastaliklari sitemize hoşgeldiniz, 21 Eylül 2019

By Pass Ameliyatı Nedir? Hangi Durumlarda Uygulanır?

,
By Pass Ameliyatı Nedir? Hangi Durumlarda Uygulanır?

1- Koroner bypass ameliyatı nedir, kimlere uygulanır?

Kalbimizin kendi gereksinim duyan kanı “koroner arter” isminde olan atardamarlar getirir. Bu damarlarda, süre içinde daralma ve tıkanmalar görülebilir. Bunun sonucunda; kalp yeterince beslenemeyip, görevlerini tam anlamıyla yapması imkansız hale gelebilir. Bu kişilerde göğüs ağrısı yada kalp krizi riski ortaya çıkar. Bu aşamada tıkanan kalp damarlarının yerine yeni damarlatakılması işlemine “Koroner bypass ameliyatı”denir.”

2- Bypass ameliyatı iyi mi yapılır?

Kalp damar tıkanıklarında söz mevzusu olan ” Aorta koroner bypass” operasyonudur. Bu operasyon “çalışan” yada “durdurulmuş” kalpte yapılabilir. ” Çalışan kalpte bypass” bir dönem yaygın uygulama alanı bulmuştur; sadece günümüzde bazı hususi durumlarda tercih edilen bir yöntemdir. Daha yaygın olarak uygulanan “durdurulmuş kalpte bypass” ise, vücuttaki dolaşımın bir akciğer-kalp pompası ile sürdürülüp, kalbi tamamen durdurduktan sonrasında, kalpteki tıkalı damarlara ” bypass” (köprüleme) yapılmasıdır. Bu amaçla, bacak toplardamarı (USM), ön kol arteri (RA), göğüs arteri (İTA), benzer biçimde vücuttan alınan damarlar kullanılabilir. Bu damarlardan alınan kafi uzunluktaki parçalar ile kalpten çıkan büyük damarla (aorta), koroner arterdeki tıkanıklığın ötesindeki damarlara köprüleme yapılarak, bu damarların beslediği kalp krizi bölgelerine kafi kan akımı sağlanır.

3- Bypass için alınan bu damarların kullanılması bir mesele yaratır mı?

Bu damarlar, işlevsel olarak yedekli bir sistemin parçası dahilinde çalıştıklarından, bulunmaları ihtiyaç duyulan orijinal yerden alınıp, kalpte kullanılmaları herhangi bir fonksiyon eksikliğine niçin olmaz.

4- Bypass riskli bir ameliyat mıdır?

Bypass operasyonunda değişik risk faktörleri vardır. Bunlar şu şekilde sıralanabilir;

  • Hastanın yaşı,
  • Hastanın cinsiyeti,
  • Mevcut damar tıkanıklıklarından şu demek oluyor ki hastanın daha ilkin geçirilmiş enfarktüs yada kalp kasının çalışmamasından dolayı kalp kasında güç kaybı olup olmaması,
  • Hastanın kalp kapaklarında ek bir hastalık olup olmaması,
  • Hastada dolaşım sistemi haricindeki öteki sistemlere ilişik bir fonksiyon kaybı olup, olmaması önemlidir.

5- Bypass hangi durumlarda yapılır?

Bypass operasyonu;

  • Birden fazla koroner damarın, ameliyatsız yöntemlerle (balon-stent) açılamadığı durumlarda,
  • Bir yada daha çok damarın, daha ilkin ameliyatsız yöntemlerle açılmış olmakla beraber tekrardan tıkandığı durumlarda,
  • Kalp kapak operasyonu gerektiren durumlarda bir yada daha çok koroner arterin hastalığında yapılması gereklidir.

6- Bypass ameliyatından sonrasında hastalar nelere dikkat etmelidir?

Bu tür bir operasyondan sonrasında hastanın daha önceki yaşam tarzını büyük seviyede değiştirmesi gereklidir. Yeme içme düzeni, ilaç kullanımı, gezi programı, spor aktiviteleri ve günlük yaşam mevzusunda doktorun tavsiyeleri doğrultusunda hareket edilmelidir.

7-Bypass ameliyatından sonrasında rejim mühim midir?

Operasyon geçiren şahıs beslenme alışkanlıkları için yeni bir seviye edinmeli, kalp sağlığını koruyucu bir rejim tipine uyum sağlamalıdır. Hastaya mümkünse beslenme ve rejim uzmanından yardım alması önerilir.

8- Bypass kişide ruhsal bozukluk yaratır mı?

Ameliyat sonrasında hastanın yaşamındaki bu köklü değişimler pek oldukça hasta tarafınca rahatça tolere edilse de, kimi zaman mühim ruhsal sıkıntılara yol açabilir. Bu durumda ruhsal yardım gerekebilir.

9- Bypass geçiren kişinin cinsel yaşamı negatif etkileniyor mu?

Bu tür bir operasyon geçirenlerde kuşkusuz cinsel yaşam da mühim seviyede etkilenir. Sadece bu durumdaki hastaların ileri yaş grubunda olmaları, bu durumu nispeten hafifletmektedir. Genç gruptaki hastaların ise; bu durumu şiddetlendirecek bazı ilaçların kullanımından mümkün olabildiğince kaçınması, kardiyolog ve kalp cerrahlarınca itina gösterilen bir mevzudur. Ek olarak bu durumdaki hastalarda “erektil disfonksiyon” bozukluğunda kullanılan bazı ilaçların oldukça riskli olduğu, bazı durumlarda ölümcül sonuçlara niçin olabileceği açıkça ifade edilmelidir.

Koroner Arter Hastalığındaki Risk Faktörleri

Değiştirilemeyecek risk faktörleri
• Yaşın ileri olması (Erkeklerde 45, hanımlarda 55 yaş üstü ve postmenapozal şu demek oluyor ki adetten kesilme sonrası dönemde olmak)
• Cinsiyet (Daha fazlaca erkeklerde görülür)
• Kalıtım (Ailede bu hastalığın bulunması)
• Değiştirilebilir (önlenebilir) risk faktörleri
• Sigara kullanımı
• Hipertansiyon (Kan basıncının 140 / 90 mmHg’dan yüksek olması)
• Diabet
• Stres
• Kandaki kolesterol seviyesinin yüksek olması
• Öteki risk faktörleri
• Şişmanlık, aşırı kiloluluk
• Hareketsiz yaşam
• Gut hastalığı
• Aşırı alkol ve kahve tüketimi
• Hiperkalsemi (kan kalsiyum düzeyinin yüksek olması)
• Hanımefendiler için oral kontraseptif (doğum denetim hapı) kullanımı
• Koroner arter hastalığından korunma yolları nedir?
• Sigara içilmemelidir, sigara en mühim risk faktörlerinden biridir.
• Alkol ve kahve kullanımı azaltılmalıdır.
• Yüksek kolestrol düzeyieri rejimle yada ilaç tedavisi ile düzgüsel düzeylere çekilmelidir.
• Tertipli yürüyüş ve egzersiz yapılmalıdır.
• Fazla kilolardan kaçınılmalı, boya bakılırsa uygun olan kiloya inilmelidir.
• Eğer yüksek gerilim yada şeker hastalığınız var ise bunların rejim ve ilaçla denetim altına alınması önemlidir.
• Ek olarak stresli yaşantıdan da uzak durulmalıdır.

Koroner arter hastalığının emareleri nedir?
• Hastalığın erken evresinde, koroner damarlarda hemen hemen ileri darlık oluşmamışken, hiçbir bulgu olmayabilir.
• Göğüs ağrısı (sol omuz ve sol kola yayılabilir) Bu ağrı çoğunlukla egzersiz ile ilgilidir. Bilhassa yokuş yada merdiven çıkarken yada yiyecek sonrasında göğüs kemiği üstünde, çoğunlukla sol kola ve çeneye yayılan sıkıştırıcı tarzda bir ağrıdır. Değişik şekillerde de ortaya çıkabilir. Dinlenmekle 5-10 dakikada geçer.
• Egzersiz kapasitesinin kısıtlanması, acele yorulma
• Eforla gelen nefes darlığı
• Senkop (bayılma)
• Ani ölüm
• Kimi zaman koroner arter hastalığının emare vermeyebileceği yada ilk emaresinin miyokard enfaktüsü olabileceği de unutulmamalıdır.

Koroner Arter Hastalığının Tedavisi 
Tedavide ilaçlar, by-pass cerrahi ve perkütan müdahale (balon, stent) kullanılmaktadır. Hangi tedavi yönteminin uygulanacağı sonucu; meydana getirilen tetkikler sonrasında birçok değişken (hastalıklı damar sayısı, damardaki darlığın derecesi, kalp kasının kasılma gücü, hastanın ilaç tedavisine yanıtı, hastanın yaşı vb) göz önünde bulundurularak, uzman hekimlerce değerlendirilerek verilmektedir. Bu yüzden her hasta için tedavi, o hastanın hususi şartlarına gore oluşturulmaktadır.
Koroner arter hastalığında kullanılan ilaçlar, koroner arterlerin genişletilerek yada kalbin oksijen ihtiyacının azaltılarak anjina pektoris ataklarının önlenmesine yöneliktir. Ek olarak kanı sulandıran ve pıhtı oluşumunu engellemiş olan ilaçlar (aspirin vb) enfarktüs geçirme riskini azaltmaktadır. Göğüs ağrısını başlatabilecek efordan 5 dakika ilkin alınan dil altı damar genişletici ilaçlar, ağrının ortaya çıkmasını engelleyebilir yada mevcut bir ağrı atağını sonlandırabilir.

Miyokard Enfarktüsü (Kalp Krizi) 
Koroner arterlerdeki daralmanın bir pıhtı ile tamamen tıkanması sonucunda bu damarın beslediği bölgenin beslenememesine bağlı kalp kasında (miyokard) doku ölümü meydana gelmesidir. Miyokard enfarktüsündeki ağrı daha şiddetli ve uzun sürelidir. Egzersiz ile ilgili değildir. Bu ölü doku kalbin pompa fonksiyonunu negatif etkileyeceğinden kalp yeterince kan pompalayamayabilir ve kalp yetmezliği oluşabilir. Ek olarak miyokard enfaktüsü hastanın yaşamını da tehlikeye atabilir. Koroner kalp hastalığında bu safhalara gelinmemesi için zamanında teşhis konulup tedavi edilmelidir.

Koroner Bypass Ameliyatı
Kalbin kendi damarlarındaki (koroner arterler) daralmanın ilerisine vücudun başka yerlerinden alınan damarlarla damar köprüleri oluşturma işlemine “koroner by-pass ameliyatı” adı verilir.
Koroner arter by-pass ameliyatında sık kullanılan damarlar:
• Bacak toplardamarı (safen ven)
• Göğüs ön duvarını besleyen atardamar (internal Mamarian Arter, IMA)
• Kol atardamarı (radyal arter) olabilir.

Bunların seçimi, hastadan hastaya değişkenlik gösterir. Genel anlamda atardamarların uzun dönemde açık kalma şansı toplardamarlara oranla daha yüksektir. Koroner arter by-pass ameliyatları değişik tekniklerle yapılabilmektedir.

Günümüzün çağıl ameliyat tekniği ve teknolojisi yardımıyla hastalar, açık kalp ameliyatından fazlaca kısa bir süre sonrasında (ortalama 5 gün) hastaneden taburcu olabilirler. Ev içi aktiviteleri ve masa başı iş aktivitelerini rahatça yapabilirler. 4-6 hafta içinde, hiçbir engelleme olmadan (otomobil kullanmak ve cinsel yaşam dahil) düzgüsel yaşamlarına dönebilirler.

Koroner bypass cerrahisinin uzun dönem neticeleri da başarılıdır. Hastaların büyük bir çoğunluğu; ağrı ve nefes darlığı şikayetlerinin tamamen geçmiş olduğu, gerek iş yaşamlarında gerekse hususi yaşamlarında performanslarının arttığını ifade etmektedir. Hastaların ufak bir bölümünde ise, 10 yıl yada daha uzun süre içinde ameliyat tekrarı gerekebilmektedir.

Koroner bypass ameliyatı, sebepleri değil neticeleri ortadan kaldıran bir işlemdir. Hastaların değiştirilebilen risk faktörleri, denetim altında tutularak yine problemlerle karşı karşıya gelme olasılıkları azaltılır. Yeni damarların ömrünü uzatmak amacıyla sigara, yüksek kolesterol, yüksek gerilim, stresli yaşam ve kontrolsüz şeker hastalığı benzer biçimde risk faktörlerinin ortadan kaldırılması, uygun rejim ve ilaç tedavisinin önemi büyüktür. Bu önlemler, ameliyatın uzun dönem neticelerini iyileştirir ve başarısını artırır.

Etiketler:

Kalp üzerine her türlü bilgiye bu siteden ulaşabilirsiniz. Lütfen arama yapınız ve ilgilendiğiniz konuyu okuyunuz. Bu site kar amacı güdülmeden kurulmuştur. Siz de sorularınızı sorabilir, facebook fan sayfamıza üye olabilirsiniz. Ne kadar çok bilgi olursa o kadar çok insan bilgilenir ve hastalıklarından kurtulur.
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz